
Kahkahalar, itişip kakışmalarla ve böğürtülerle pek hızlı inmişlerdi Taksim’den aşağıya… Dünya onların çevresinde dönüyordu adeta… Varlık ve eşya kulak kabartmış, onların geceye taşan muhabbetlerini imrenerek dinliyordu. İstanbul aralık ayının en uzun gecesini yaşıyordu. Yılın o zaman diliminde sert çehresini gösteren karakış, sanki onların sıcak kahkahalarından korkmuş ve yerini ılık mı ılık bir bahar havasına terk etmişti.
