30 Mart 2026 Pazartesi

YİNE GELECEĞİM (MEMLEKETTE BİR BAYRAM SABAHI)



Derinden derine annemle konuşan Soner’in sesini duyuyordum.
“Bu adam hala uyuyor mu?”

Annemin ne cevap verdiğini bilmiyorum ama Soner’in paldır küldür yatak odama dalmasına bakılırsa cevabı “evet” olmuştu.
“Ula, uykucu! Sen hâlâ uyuyor musun? Namaz başlıyor ya!”

Çatallaşmış sesimle:
“Gece üşüdüm herhalde! Burnum, kafam! Her yerim ağrıyor!”

“Sana dün bize gidelim, demiştim. Sen şehirli adamsın. Buz gibi soğuk evde yatarsan böyle olur.”
Haklıydı galiba… Mevsim kıştı. Ama bir gece de olsa annemin yanında kalamayacaksam köye neden geleyim, diye düşündüm.

“Hadi, kalk! Namazı kaçırmayalım!”

19 Mart 2026 Perşembe

SEL



“Hava yağacak!” dedi, Fatma ablam… “Haydi, Hatice! Bir ‘sayfan’ yapalım!”

Bol yapraklı bir fındık ocağı bulmalı önce. Dalları boşluğa doğru yayılmış ve altı düz olmalı. Ama fındık yaprakları ile yetinmeyeceğiz. Önce dalların üzerine fındık ışgınlarını yatıracağız. Sonra onların üzerine güllük sereceğiz. Fındık yaprakları ve güllükler sımsıkı kucaklaştıktan sonra sayfanımız hazır olacak. Artık yağmur ne kadar yağarsa yağsın.. Altına sığınıp ıslanmaktan kurtulacağız.